Performans_anksiyete

Kendini çok eleştirenlerin canını yakıyor 

Günlük hayatta çevremizde gördüğümüz çok yetenekli insanların ‘ya başaramazsam’ korkusuyla en sevdikleri işleri yapmaktan uzak durmaları, ‘performans anksiyetesi’ olarak isimlendiriliyor. Acıbadem Maslak Hastanesi’nden Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Kültegin Ögel, sanatçıların sahne performansını, öğrencilerin sınavlarını, ev hanımlarının çevreleriyle olan ilişkilerini, cinsellik sözkonusu olduğunda ise erkekleri etkileyen performans anksiyetesinin mükemmeliyetçi kişilik tiplerinde daha fazla görüldüğünü belirtiyor.

Prof. Dr. Kültegin Ögel
Prof. Dr. Kültegin Ögel

Şüphesiz hiçbirimiz hayatta başarısız olmak istemeyiz. Ancak başarı her zaman çok çalışmakla, çok istemekle elde edilemez. Kişinin karakter yapısı, dünyaya bakışı, hayatı nasıl algıladığı, yetişme tarzında, içinde bulunduğu koşullar da başarıya etki eden faktörlerdendir. Herkeste görülebilen bu sorun, özellikle önemli etkinliklerle sık karşılaşan kişilerde daha fazla ortaya çıkıyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Kültegin Ögel, performans anksiyetesini; sınav, bir otorite ile konuşma ya da bir önemli bir etkinlik gibi performans gerektiren durumlarda ortaya çıkan sıkıntı hissi olarak tanımlıyor. Bu sırada kişinin zihni “Yapabilecek miyim, başarabilecek miyim?” soruları ile dolu oluyor. “Ya yapamazsam” korkusuyla sorun yaşıyor.

SOSYAL FOBİYLE BİRLİKTE GÖRÜLÜYOR Performans anksiyetesinin sosyal fobi ile kardeş olduğunu ve genellikle birlikte görüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Kültegin Ögel, şu bilgileri veriyor: “Sosyal fobi ile birlikte seyrettiği zaman kişi toplumdan çekilmek zorunda kalıyor. Sosyal fobi olmadan tek başına performans anksiyetesi, sadece etkinlik sırasında ortaya çıkıyor. Kişi kendi başına aşamıyorsa ve bu durum kişinin mesleki veya sosyal yaşamını etkiliyorsa bu durumda profesyonel destek alması gerekiyor. Kendine yönelik eleştiri performans anksiyetesi olanlarda sıktır. Hep daha iyiyi, en güzeli ararlar. Hayata da siyah- beyaz olarak bakarlar. O nedenle mükemmeliyetçi kişilerde sıktır diyebiliriz. Bu sorun eğer kişinin hayatını bozuyorsa ve süreklilik oluşturuyorsa, bir hastalık olarak kabul ediliyor.  Eğer kişi yapacağı işle ilgili olarak heyecan duymasına rağmen zorluğu aşıp gerçekleştirdiğini söylüyorsa, yaptığı işin kalitesinden memnunsa bu durumda hastalık olarak kabul etmiyoruz.”

TEDAVİSİ NASIL YAPILIYOR? Hastalığın görülme sıklığıyla ilgili net bir bilgi bulunmadığını belirten Prof. Dr. Kültegin Ögel, bu konuda neler yapılması gerektiği hakkında şunları söylüyor: “Performans anksiyetesinin en iyi tedavisi, sık sık bunu yaşamaktır. Bu sorundan kaçmak işe yaramaz, aksine sorunu artırır. Bu nedenle sorunun üzerine gidilmelidir. Yani yaşamadan çözümlemek mümkün değildir. Kişinin yaşadığı sıkıntıyı azaltmak için bazı davranışsal yöntemler denenebilir. Örneğin kalabalık bir gruba sunum yaparken başkalarının gözüne bakmamak, sadece bir kişiyi seçip ona anlatmak gibi. Sıkıntının getirdiği çarpıntı gibi bedensel belirtilerin önlenmesi ise, ruhsal belirtilerin ve heyecanın azalmasına yol açar. Performans anksiyetesi yaşayan kişiler fiziksel belirtiler varsa eğer ilaç kullanılabilir. Bu durumu sürekli ve şiddetli yaşayanlarda ise ilaç tedavisi yararlı olabilir.

Bu yazıya yorumunuzu ekleyin :