Kiz_Kulesi2

Kiz_Kulesi1Üsküdar’a gelip de Kız Kulesi’ne kadar yürüyüp İstanbul’un seyrine dalmayan, arkasında kule ve İstanbul görülecek şekilde fotoğraf çektirmeyen yoktur. Belki sadece halkın arasına karışmak istemeyen zenginler bu zevkten mahrumdur. Onlar da elbet tenha saatleri kollayıp manzarayı seyre dalıyordur. Ama gün içinde kule ve onunla fotoğraf çektirmek bir halk eğlencesidir denilebilir. Kılığın kıyafetin, paranın pulun, mevkinin, hiçbir önemi yoktur. Kız Kulesi Mevlevi dergahı gibi her geleni kabul eder, kimseye dile gelip senin gönlün kötü benimle fotoğraf çektirme demez. Güneşin batacağına yakın saatlerde sahile fotoğrafçılar akın eder. Hepsi de en güzel halini yakalamanın, ışığı, renkleri kaçırmamanın derdindedir. Yağmurlu zamanlarda ise gökkuşağı çıkar umuduyla saatlerce bekledikleri olur. Kulenin karşısından küçük gemilere binip kuleye ulaşmak da mümkündür. Ama uzaktan bakmanın, arkasındaki İstanbul manzarasının, denizin seyrinin keyfini vermez. Kavuşunca aşk olmadığı gibi, yakından bakınca da güzelliği anlaşılamaz. Uzaktan bakılan platonik bir sevgilidir o yüzden.

Bu yazıya yorumunuzu ekleyin :